Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Canan Tolon Limbo

Büyük tarihi bir mekan,  yeşil çimli salıncaklar, zeminde turuncu.  Hem görsel hem de düşündürücü bir enstelasyın. Çevresini gezip her açıdan inceledik.  Canan Tolon’un 1997’de yayımladığı kitabı ile aynı adlı mekânsal enstalasyonu  Limbo , yaşamın döngüsünü merkeze alarak izleyiciyi yaşam ve ölüm gibi zıtlıkların da içinde bulunduğu bir yolculuğa çıkarıyor. Kendisini sürekli yenileyen doğanın ve zamanın bıraktığı izleri yansıtarak varoluşun birbirleri üzerindeki etkisini, direncini ve belirsizliğini vurgulayan  Limbo , izleyiciye yaşam ve ölüm arasındaki yakınlığı deneyimleme fırsatı veriyor. Tolon’un enstalasyonu sıraladığı salıncakların çim ve su gibi doğal malzemelerle ve mekânın doğal koşullarıyla etkileşimini gösteriyor. Sanatçı, izleyicinin sergide suyun metal salıncaklara yaptığı korozyon ve aşınma hâli üzerinden doğayı, çevreyi ve yaşamı yeniden düşünmesini sağlıyor. Ayça Okay’ın küratörlüğünü yaptığı  Limbo , yer aldığı Fişekhane’nin 18 ve 19. yüzyılda mühimmat, fişek ve ordu

İtalyan Artist

Türkiye dün de ayaktaydı. On binlerce vatandaş, Apo'ya kucak açan İtalya'yı lanetleyen protesto gösterileri düzenledi. Sadece Kayseri'deki mitinge yaklaşık 130 bin kişi katıldı. İtalyan mallarını boykot çağrıları yapıldı ve öfke sloganları atıldı. Herkes sinirili, tepkiliydi.  İtalya tasarımlarını daha ucuz dikip, Ruslara satan bir sektör olarak toplantı yapma gereği duymuştuk. Tepkimizi İtalyan Deri Organizasyonlarına alınmış, kızgın mektuplar yazarak gösterecektik.   Yönetim Kurulu toplantısı bitmek üzereydi, önemli gündem maddesi ardından içilen sigaralar, demli, çaylar eşliğine  çok yoğun tartışılmıştı. Zaten Rus piyasası krizdeydi, koleksiyonlar satmıyordu, üstüne İtalya krizi çıkmıştı, herkesin morali bozuktu.  Mardinli ailesi çok eskiden beri Deri Sanayi işinde olan, konfeksiyoncuları hafif küçümseyen,   varlıklı, uzun süredir İstanbul'da olmasına ramen aksanını hiç değiştirmemiş S. bey ile makinecilikten şirket sahipliğine çıkmış Karadenizli K. bey arasında he

Ralf Waldo Emerson

Emily Dickinson sunumun  için araştıma yaparken Emily'nin Emerson'dan çok etkilendiğini okudum. Geçen yıl Moderm/ Post Modern dersini alırken Emerson'ı da çalışmıştık. Üstelik derste Emerson ile Witgenstein beraber anlatılmıştı. Notlarımı çıkardım. Kısa bir Emerson yazısı hazırladım.  Emerson, harika şiirsel cümlelerin yazarıydı, Amerikan tarihinin en alıntı yapılmaya müsait yazarlarından biridir. Günümüzde de sosyal medyada mottoları en çok paylaşılan kişilerdendir.  Y apılırken heyecan duyulmayan işler başarılamaz. ”  " dualarınıza dikkat edin, gerçekleşebilirler ." " gördüklerim, görmediğimin varlığına inanmaya beni mecbur ediyor."  "hayatınızı cesurca kabullenin, başarıya dönüştüğünü göreceksiniz."  "alkışı en sessiz şekilde karşılayan, alkışı hak etmiş demekti r." A merikan  transandantalizminin  (aşkıncılık) en önemli temsilcisidir  Transandantalizm ya da aşkıncılık ,   “deneyüstücülük”, 19 yüzyılın başlarında Ralph Waldo Emers

Emily Dİckinson Sunumum

  BİR SAAT BEKLEMEK ÇOK UZUN İŞ Bir saat beklemek çok uzun iş,  Aşk biraz ötede duruyorsa, Kısadır sonsuzluğu bekleyiş,  Sonunda aşk armağanı varsa… Netflix dizi de yapmış Emily Dickinson'u  Dickinson dizisinin tanıtım videosunda Emily'nin "Değeri olan bir şeyler yapmak istiyorum. Çok karanlık bir zamandayız. Şiddet. Acı. Şiirimle iyileştirmek istediğim şeyler bunlar." sözlerine tanık oluyoruz. Yarım saatlik bölümlerden oluşan komedi dram dizisi Dickinson, 19. yüzyılın toplumsal cinsiyet koşullarına, toplumsal gerçeklerine ve tabii Emily Dickinson'ın aile yaşamına değiniyor. Emily hep beyaz giymesi, odadan çıkmaması ile farklı  bir karakter ve televizyoncuların ilgisini de çekmiş tabi. Ben daha çok şiirine değineceğim. 

Elbise giydim

  Geçen çarşamba üniversiteden arkadaşlarla Kanyon'da buluşacağız, ne zamandır gitmediğim bir mekan, arkadaşları da pek sık gördüğüm söylenemez.  Hava şansımıza soğuk, yağmurlu ama ben pandemide kışın sürekli giydiğim yünlü taytlarım ve kazaklarımı bir köşeye atıp, uzun süre sonra elbise giydim. Modacı Burkindy, “Dışarı çıktığımızda kendimizi ifade etme ihtiyacı duyarız. Herkes kim olduğunu, giysileriyle yansıtır” diyor, biz bu pandemide kim olduğumuzu  da unuttuk aslında.  Ben elbise giymeyi severim, şık olmak istediğimde genelde elbise giyerim. Ama son iki yılda covid döneminde bir tayt, kazak, eşofman altı, sweatshirt girdabına girdim. İki üç parça eşya sadece giydiklerim.  Yeni bir şey de almıyorum. Alışveriş yapma, vitrin bakma, giyinip, süslenme, ayna karşısında onu çıkarıp, bunu giyme alışkanlıklarımı da kaybetmişim. Elbiseler gardrobun en arkalarında, kararlı bir şekilde bordo rahat bir elbise giydim.  Elbiseyi giydim de külotlu çorap giymek zor geldi.  Rahatsız da oldum, b

Cenap Şahabettin'in metruk köşkü ile başlayan bir edebiyat macerası

Pandemi yasakları yeni kalkmıştı, Istanbul'u yazıyorum grubunda tanıştığım, Bakırköylü arkadaşım Sevgili Ayşenur Ruyan ile uzun bir aradan sonra buluşmuş, Bakırköy sokaklarında dolaşıyorduk. Hat Boyuna çıkarken Ayşenur sadece duvarları kalmış, metruk uzun süredir bahçesi otopark olarak kullanılan binayı gösterdi ve Cenap Şahabettin'in köşküydü dedi. Yıllar önce annesiyle karşı apartmanda bir Bakırköylü yaşlı hanıma misafirliğe gittiklerini, o hanımın Cenap Şahabettin'i tanıdığını da ekledi.  Ben evlendiğimde geldim Bakırköy'e yani 1993 yılında, o sıralarda bu binanın yıkık dökük te olsa ayakta olduğunu hatırlıyorum, zarif kendine has mimarisi ile de dikkatimi çekmişti. Kimlerin yaşadığını, eskiden nasıl olduğunu merak etmiştim. Sonra yakıldı, otopark yapıldı, gözümüzün önünde ve hep birlikte seyirci kaldık maalesef. Kendime de kızıyorum bu konuda.   Cenap Şahabettin'i ve yıkık konağını yazacağım dememden sonra kaç ay geçti yazamadım bir türlü...  Derken belki de es

Uyku ile Ölüm Kardeştir

  Bir öykü için çalışırken tatlı ölüm Thanatos konusunda okumaya başladım.  Yunan Mitolojisinde Gece Tanrısı Nyks'ın ikizleri  Hypnos -Hipnoz (uyku) ve Thanatos yani tatlı ölümdür.  Antik çağda insanlar Uyku ve Ölümün ilişkisini kardeşlik hatta  ikiz kardeşlik olarak düşünmüşler. Bizde de uyku ölümün kardeşidir diye bir atasözü vardır.  Sevdiğimiz insanlar için de ışıklarda uyuması temennisinde bulunuruz.  Araştırmalarım arasında bu tabloyu çok etkileyici buldum.  Viktorya döneminin ünlü ressamı  John William Waterhouse iki kardeşi veremden ölünce bu tabloyu yapmış. Hipnoz'un elinde afyon çiçekleri var ve aydınlıkta, başını ise karanlıktaki kardeşi Thanatos'a dayamış. Başını arkaya atmış Thanatos, ayak ucunda da hiç yanından ayırmadığı liri.    Thanatos lir çalar ve sarayında lir çalan periler bulunur.   Arka plan hem tabloya derinlik katıyor hem de insanı büyülüyor,  geceye açılıyor resim ve ayışığı var.  Şiirsel bir atmosfer yaratmış ressam.   Thanatos çok güçlü bir imge