Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bakire Kacharitormene Manastırı'nın Odalar Camii'ne dönüşmesi ve zamanla yok olması

  Anna Komnena hakkında okurken onun erkek kardeşinin yerine  tahtta çıkmaya çalıştığı başarısız olunca da  Bakire Kacharitomene Manastırına kapandığını okudum.  Nerdeydi bi manastır? Uzun araştırmalar sonunda  Bakire Kecharitomene manastırının Fatih'te olduğu ve fetihten sonra 1640 yılında camiye dönüştürülüp, Odalar Camii adını aldığını öğrendim.  Kemankeş Mustafa Camii'de diğer adı.  Camii 1919'da yanmış ve harabe olarak kalmıştır. Bazı duvarları halan binaların arasında var olmaya çalışmaktadır.  Binanın kalıntıları  İstanbul'da  ,  Fatih  ilçesinde, Salmatomruk semtinde, Edirne Kapı'dan (Charisius'un antik  Kapısı  ) çok uzak olmayan ,  Kariye Kilisesi  ile  Fethiye Camii'nin hemen  hemen ortasında yer almaktadır .  [2]  Bir avlu içinde kalan az sayıda kalıntıya  Müftu Sokaĝi 20-22  üzerine inşa edilmiş modern bloklardan erişilebilir Bizans döneminde bölgede birkaç manastır bulunuyordu;  St. John'a adananManuel Manastırı bunlardan biridir.  İlk man

Prensesin İzinde Anna Comnena

  Anı yazarı, tarihçi Anna Comnena, 15 ciltlik anılarında saraydaki günlük yaşamı, özellikle de babasının 1069 ve 1118 yılları arasındaki yaşamını anlatır. 1096-1099 yılları arasında yapılan birinci Haçlı Seferi ordusunun Konstantinopolis'e varışı, babası İmparator I. Alexius'un kenti haçlı ordusuna karşı savunma stratejilerine özel önem atfeder. Anılarının içeriği nedeniyle dünyanın ilk kadın tarihçisi de sayılan Anna Comnena'nın çalışmaları, günümüz tarih bilimi için, özellikle de haçlı seferleri tarihini ve 11. ve 12.yy. Bizans tarihini belgeleyen en önemli kaynaklardan biridir. Anna, babasının ölümünden sonra, sınırları İtalya'dan Ermenistan'a kadar uzanan Bizans İmparatorluğu'nun tahtına geçmek üzere eğitildi. Fakat bir erkek kardeşinin doğması nedeniyle İmparatoriçe olamadı. Anna'nın yaşadığı çağda Bizanslı kadınlar  Gyneceum  adı verilen, kadınların yaşadığı mekânlarda hayatlarını sürdürmek ve kamusal mekanları kullandıklarında ise, sadece gözlerini a

Fecri Ebcioğlu

  Levent’te inip Boğaziçi – Hisarüstü metrosuna doğru yürüyorum, üniversiteyi okumak için gelip, anneannemlerin yanında 4. Levent’teki evde kaldığım günler geliyor aklıma.   Otobüse binip 1. Levent’e gelir, Melodi pasajının içinden geçerek Etiler yoluna inerdim. Melodi pasajında sinema ve birçok butik vardı. Evden sırf o butiklere bakmak için erken çıkardım. Sinemaya da sık sık giderdik. Pasajından çıkınca karşıya geçer Hisarüstü otobüsünü beklerdim. Durağa yakın evlerin birinde giriş katında Fecri Ebcioğlu otururdu, yaşlanmıştı, camdan öylesine donuk gözlerle baktığını hatırlıyorum. O yalnız, yaşlı adam Alpay’ın çok sevdiğim hayaldeki resim şarkısının söz yazarı mıydı sahi… Fecri Ebcioğlu’nu ilk gördüğüm gün Manzara dediğimiz denize nazır banklarda otururken benim gibi Ankaralı arkadaşım Aslı’ya anlatmıştım bu karşılaşmayı.   Fecri Ebcioğlu’ndan çok Alpay’la ilgilenmişti.   Ankara’da Kızılay’da pasajda Alpay’ın eşinin çorapçı mağazası vardı, okul çıkışı hep o pasaja uğrardık, Alpa