Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Artweek@Akaretler

  Uzun bir aradan sonra sergiye gitmek inanılmaz bir keyifti ve sergi değil sergilere gitmek. Artweek'in doğrusu bu kadar çok mekanda yapılacağını düşünmemiştim. Bu sene  UBS ana sponsorluğunda, Bilgili Holding ve Sabiha Kurtulmuş organizasyonuyla gerçekleştirilen Artweeks@Akaretler,  Sıraevler’in A11, A19, A25-27, A35, A37-39, A55 numaralı binalarında sergileniyor.  Biz bir binadan ötekine hevesle gittik, her binada giriş ve sonraki 2'şer kat sergilere ayrılmış. O ahşap merdivenlerden merakla inmek, çıkmakta çok güzel ama aynı zamanda yorucu. 3. binadan sonra bir kahve molası verip, diğer üç binayı kahve sonrası gezdik biz. Bir de epey zaman ayırmak gerekli.  Öncelikle tarihi binaları çok seven biri olarak mekanlara hayran oldum, size sıra evler hakkında biraz bilgi verip, eserlere sonra geçmek istiyorum : Sultan Abdülaziz’in talimatıyla Sarkis Balyan tarafından 1875 yılında inşa edilen Akaretler Sıraevler, Dolmabahçe Sarayı’nın önemli görevlilerinin ikametgahıydı, ayrıca  ki

Varoluşsal Açlık - Fırın Saldırısı - Murakami

Haruki Murakami'yi ya çok seversiniz, ya da hiç hoşlanmazsınız. Ortası yok. Ben çok sevenler grubundayım. Bir kitap kulübü için Haşlanmış Harikalar ve Dünyanın sonunu okuduğumdan beri Murakami hayranıyım.  Romanları dışında kısa öyküleri de çok iyi yazarın. Özellikle Kadınsız Erkekler harika bir hikaye kitabı.  Ayrıca Murakami'nin uzunca hikayeleri ki bunlara Novella diyemeyeceğim, çünkü novella olmak için bile kısa, illüstrasyonla ve hard cover'la kitap olarak satılıyor.  Pahalı bana göre ama aynı zamanda da çok şık, güzel çalışmalar. Uykuyu almıştım bu seriden, Anna Kararina'ya göndermeler yapan çok iyi bir öykü uyku.  Oğlum doğum günümde yine aynı seriden Fırın Saldırısı'nı almış bana. Uzun süre rafta durdu, okurum, okuyacağım derken. Geçen hafta elime aldığımda da yarım saate bitti.  75 sayfa olsa da yazılar büyük ve illüstrasyon da olduğundan toplam anca 50 sayfa falandır kitap. Okuması kısa, üstünde düşünmesi uzun süre alan bir öykü bence.  İki gencin yaşadıkl

Baroque (Barok)

Avrupa’da Protestanlığın ortaya çıkışı Katolikleri zor durumda bırakmıştır ama Amerika kıtasının keşfedilmesi ve Güney Amerikanın sömürgeleşmesi Katoliklere mali güç sağlamıştır.   Katolikler eski görkem ve güçlerini yeniden kazanmak için sanatı bir araç olarak kullanırlar. Özellikle Cizvit Rahibi Liola bu dönemin çok belirgin bir şahsiyetidir. Bu dönemde Barok eserler ortaya çıkar. Güney Amerika parası Barok heyecanla beraber yürümektedir.   17 yüzyıl Avrupa’sı çok karışıktır. Bilimsel çalışmaların başladığı ve metodiğe olduğu dönemdir,  metodist düşünce Orta çağın Mistik düşünce yapısına karşı etkin olmaktadır. Dekart bu çağda yaşamış ve Avrupa’nın düşünsel kimliğini şekillendirmiştir.   İnanç dünyası açısından ise 17 yüzyılda tam bir karmaşa hâkimdir. Halk neye inanacağını şaşırmıştır. Tüm bilimsel gelişmeler dini inançları sarsmış, Katolik ve Protestanlar arasında yapılan 30 yıl savaşları halkın ruhunu yaralamış, düzenini bozmuştur.  Dengesizliğin, belirsizliğin egemen oldu