Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

EROTİK

  Altı dakika yazacağız, zoom’da toplanmışız,   Arzu’daki kelimeler ve anlamları adlı kitapta 50 sayfayı çektim ve seçtiğim kelime erotik.   Ne yazacağım? Üstelik sadece altı dakikada… 50 küsür yaşlarında bir Türk kadın olarak ilk dakikayı düşünmekle geçirdim,   seksi, seks, erotik, Amour bu kelimelerde yazmak zor geliyor ama daha gerçekçi hikayeler için ve yazar olacaksam da   yazmak gerek. Amsterdam’da Red Light Street’e - kırmızı ışık sokağına gitmiştim, çok soğuk bir havada ve gündüz, üstelik tur grubuyla. O saatte, o havada   ıssızdı tabi sokak,   cam kafesinde siyah kombinezonlu, ağır makyajlı, orta yaşlı bir kadın gazetesini okuyordu, o cam kırmızı ışıklarla çevrelenmiş cam kafes oturma odasıymış gibi rahat günlük hayatına devam ediyordu. Bir binadan çok genç, çok güzel bir kız iç çamaşırları ile sokağa çıktı. Sigara içmeye sanırım yani öyle hatırlıyorum.   Spor, pamuklu çamaşırları olan, makyajsız masum yüzlü sapsarı bir kız.   Eski doğu blokundan geliyor bu kızlar dedi  

Waka Şiiri, Japonya, Online Festivaller

Japonya bir gün gitmek istediğim büyülü ülke...  Japonya hep dedemle birlikte andığım ülke. Dedemin hidrolik Citroen bir arabası vardı, içinde bir sürü Japonya broşürü, Fransızca, Türkçe broşürler. Çok iyi Fransızca bilirdi dedem ve Paris'e sık sık giderdi ama Japonya sevdası ne zaman başlamıştı bilemiyorum, Japonya hakkında her şeyi okurdu.  Japonya sevgim ondan geçmiş sanıyorum. Şiir yazan, Fransızca şiirleri Türkçeye çeviren, edebiyatla çok ilgili biriydi. Waka şiirini biliyor muydu acaba? Hayatta olsa, sorabilsem keşke.  Geçen hafta Zeynep sen Japonya ile çok ilgilisin deyip Waka Şiir etkinliğini whatsup'tan göndermese hiç tanıma şansım olmayacağı şiir türü Waka.  Japonya Festivalinin bu etkinliğini youtube'dan izledim.  Anladığım kadarıyla Waka ya da Tanka çok kısa şiirler, hatta şarkı formundalar genelde.  31 hece oluyor ve  beş heceli gruptan oluşur veya ' on ', bir 5-7-5-7-7 deseninde. Desen diyorum çünkü Japonca yazılışla desen formatındalar.  Japon milli m

Pandemide doğum günü kutlaması

 17 Aralık doğum günüm, pandeminin ortasında doğum günü kutlamak biraz tuhafıma gitmedi desem yeridir. Önce Face üstünden kutlandı,telefonum çok çaldı bu sene, geçen seneye nazaran çok daha fazla çaldı. Sevgili Ferhunde parkta kutlama organize etmiş, aralık doğumlu ben ve Saadetin'in doğum gününü maskeli de olsa yüz yüze, termosta kahvemiz, eklerlerimiz ve hediyelerimizle ağaçların arasından bir bankta kutlamak çok güzeldi :)  Sonra bu cumartesi haftada bir yazı grubumuzda Arzu aniden bir mum yaktı ve biz zoom'da mum üfledik, doğum günü kutladık. Çok hoştu doğrusu.  Adapte olma yeteneğimiz inanılmaz, koronada da doğum günü kutlamayı başarmak :) Kendimizi kocaman bir AFERİN diyorum.    

ALEM bir yazı :)

    Yeni kelimemiz Alem .... Artık a'ların üzerinde şapka yok, üzücü bence. O şapkaları dilin zenginliği olarak görüyorum ben. Şapkaları seviyorum. 👀 Düşüneyim şapkalı olursa  :   âlem   Viki sözlüğe bakıyorum :)  âlem  ( belirtme hâli   âlemi ,  çoğulu   âlemler ) ( gök bilimi )  evren ,  kâinat cihan ,  dünya İnsan  âlemde , hayal ettiği müddetçe yaşar.  -  Yahya Kemal Beyatlı aynı konu ile alakalı kimseler bu kimselerin meşgalelerinin tamâmı Geçen kışın tiyatro, cambazhane  âlemlerini  uzun uzun tasvir ediyordu.  - O. C. Kaygılı belli  bir [[grup<gruptaki]]  canlıların  tamamı Hayvanlar  âlemi içinde böcekler mühim bir sınıftır. durum   ve   şartlar Evlilik  âlemi . çevre ,  ortam Fakat onun Türk ve Müslüman dostları hep alafranga ve zengin bir  âlemde  yaşarlardı.  -  Halide Edip Adıvar kendine   mahsus   birçok   vasfı   bulunan   şey farklı   davranış   içinde   bulunan   kişi ( mecaz )  eğlence ,  eğlen O gün evde iki gün önceki araba  âlemlerini  düşünüyordu.  - O. C. K

AMORE -AŞK

AMORE  Italyanca aşk... Kulağa daha mı hoş geliyor?  Aşk ve Anarşi'yi seyrettim geçenlerde Netflix'te (pandemi dönemi iyice müptela oldum Netfix'e)  İsveç dizisi ve İsveç'çesini yazarken hatırlayamadım ama tuhaf kulağa hoş gelmeyen bir kelimeydi, dizileri orjinal dilinden İngilizce Altyazı ile izlemek gibi bir huyum var, bu diziyi izlerken İsveç'çe kulağıma hiç aşk dili olarak gelmedi.  İtalyanca ya da İspanyolca dizilerde dili anlamasam da şiir gibi, aşk gibi geliyor.  Zaten aşk değince de İspanyollar, İtalyanlar akla geliyor.  Venedik'te Aşk mı? Stockholm'da aşk mı? İsveç ve aşk örtüşmüyor . Stockholm çok güzel bir şehir ve orada harika iki gün geçirdim ama aşk? Dizi de çok güzeldi aslında, ama aşk... google'a baktım  Karlek İsveççesi... Yani bir yer de Amore öteki yer de karlek... Karar sizin. Bu aralar niye bana hep bu "aşk" konuları çıkıyor ?      Seçkin Zengin'in bir seçkisi için de "ilk göz ağrısı" temasında yazdım geçenler

Mimarbaşı Sarkoz Lole'nin Konakları

  Hem Hürmüz hem Ahriman kendime dönecek bütün zamanı kılcalla daraltmıştı taşıl zamanlar (…) Mezopotamya’daydım… Bir doğu Masalındaydım, Cinlerin sihirli değnekleriyle dantel dantel işlediği saman rengi taş evler, labirent gibi birbirine geçen loş, kuytu ve gizemli tonozlu abaralar, sonsuza uzanan merdivenler, çivit mavisi kapılar… Bir masaldaydım. Safran kokulu taş manastırlar, zarif minareli Camiler, burçları bulutlara erişen, samanyoluna karışan kale, ay ışığında denize dönüşen Mezopotamya ovası…   Ovayı gören bir masada Cercis Murat Konağında ayvalı et, lebene, ikbeybet, sembuset, kaburga dolması, patlıcanlı pilav, nar salatası yerken de sanki Şehriyar ile Şehrazat’ın düğünündeydim. Şahmeran desenli hediyelik eşyalar, Ezidi nazar boncukları, telkâriler, tarçınlı badem şekerleri…. masalım devam etti.   Konakladığımız 1200 yılında yapılmış kervansarayda yatmadan okuduğum Murathan Mungan’ın kitabın sonlarındaki o iki satır, cümlenin orta yerinde sanki biri ismimle çağırmışças

Leyla Saz ; Anılarını yayımlayan ilk müslüman kadın yazar. Şair, besteci

Leyla Hanım’ın yazdıkları, şiirleri ve besteleri ne yazık ki Bostancı’daki köşküyle birlikte yanar. Sonradan, hatırladıklarını yeniden kağıda dökmüştür. İki yüzden fazla bestesinden bugüne kalan kırk beş civarındadır. Besteleri arasında,  “Mani oluyor halimi takrire hicabım”  adlı tanınmış şarkı da yer almaktadır.  Ayrıca  “Yaslı gittim şen geldim”   çok popüler bir marştır. Leyla Saz yangını ve kayıbını söyle anlatır Yandı köşküm pılım pırtım bucağım Söndü hiç tütmemek üzre ocağım Heder oldu çekilen bunca emek Ne evim kaldı, ne bahçem, ne çiçek Ne sazım kaldı, ne nağmem, ne nota Ne masam kaldı, ne minder, ne oda Ne kalem kaldı, ne defter, ne kitap Her ne yazdımsa bütün oldu yebab Bir ağızdan ederek hep feryad Elbet etmişler idi istimdat Yandı mahvoldu bütün asarım Varmış oğlumda biraz eşarım (…) Yapılsa ev alınır hepsi yine Konmaz asar-ı güzidem yerine Başka hepsindeki his, vak’a, hayal Şimdi tekrarı ise emr-i muhal (…) Aradım, topladım ettim itmam Bende mevcut idi mevcut makam Deyive

Onca Zaman Sonra Ayasofya'da

Tarihi mekanları görmeyi, tekrar tekrar ziyaret etmeyi seven biri olarak Ayasofya'yı defalarca gezmişimdir.  Özellikle TED'den arkadaşım Elif, Kanada'dan yazları İstanbul'a gelince mutlaka giderdik, ama bu yaz gidemedik, kapalı mekan, kovid derken geziyi hep öteledik, cami olması gündeme geldi, ibadete açıldı, korkunç izdihamlar oldu ve biz gidemedik bu yaz. Basında okuduklarım, kapanan freskler, tarih kokan mermerlerin halı ile kaplanması derken  2004'ten beri Ayasofya'da yaşayan kedi Gli hastalandı ve öldü...  Onun ölümü müzenin ölümünü de pekiştirdi zihnimde. Aniden eski İstanbul'u yazıyorum grubumdan bir kaç arkadaş Ayasofya'ya gidelim dediler, özellikle Ayasofya Konuştu kitabının yazarı hocam ve arkadaşım Füsun Çetinel. Yaz başı Kovid var diye korkup kapalı mekana girmiyordum, şimdi kovid iyice artı biliyorum ama gitmek istedim, kısa da olsa Ayasofya'yı görmek istedim. Uzun zamandır yapmadığım başka bir şey daha yaptım, Sirkeci'den Sultana

Oguz Tansel

 https://pazartesi14.com/2020/10/30/oguz-tansel/ Gümüş tekerlekli altın araba Atları köp içinde Göklerin buluşması toprakla Siyim siyim, ince ince Yeryüzünde dönüp ağar . 15 Şubat 1915’te doğan şair, 30 Ekim 1994 aramızdan ayrıldı. Lirik kendine özgü bir dili olan, şairliği dışında masal derleyen, halk kültürü araştırmaları yapan Oğuz Tansel ’in edebiyat tarihimizde ayrı bir önemi vardır.  www.pazartesi14.com için yazdım 

Çağdaş Rus Edebiyatı - Venedikt Erofeev

 Pandemi dönemi İnternet'ten edebiyat seminerleri almaya başladım, Westleyan Üniversitesi Modern Post Modern dersini tamamladım ki, uzun ve içeriği çok zengin bir dersti, öğrendiklerimi skype üzerinden Neyya Edebiyat Atölyesinde arkadaşlarla da paylaştım. Yorucu ama verimli bir deneyimdi.  Sonbaharda  daha yavaş bir tempoyla edebiyat seminerlerine başladım. Zoom üzerinden dersleri sevmiyorum çünkü belirli bir saatte derse girmek, online yoruyor beni. Bu nedenle daha çok video seminerleri seviyorum. C oursera'dak i seminerlerden Çağdaş Rus Edebiyatını seçtim. St. Petersburg Üniversitesinden almak bu dersi müthiş bence. İnternet'te bu olanaklarını çok seviyorum. Yavaş ilerliyorum daha ilk haftayı bir ayda zor bitirdim çünkü 70 sonrası Rus Edebiyatını hiç tanımıyorum. Her isim yeni geliyor bana. 70'de batıdan bağımsız post modern edebiyata geçmeleri, tüm yayın evleri devletin olduğu için farklı yazarların eserlerini daktilo edip, iki, üç kopya edebiyat severlere sunmaları,

Stephan King - Mahşer

  Mayıs başı Covit 19’dan ölen Güney Amerikalı büyük yazar Luise Sepulveda’yı anarak başladığımız yoksunlukta edebiyat videolarımızın sonuncusuna geldik.  İkinci Videomuzu da İspanyol Gribinde ölen şiirde Sürrealizmin kurucusu Appolenier’i şiirleri ile anmış daha sonra pandemileri konu alan edebi eserler konusunda videolar hazırlamaya başlamıştık. Boccacio, Camus gibi Pandemi dönemine ilişkin eserleri ve yazarları incelediğimiz gibi olası pandemileri yazan yazarları da inceliyoruz.  Bilim kurgu, korku edebiyatında da eserlere yer veriyoruz.  Andromeda Suşi’de bir uzay mikrobu dünyaya gelmişti, şimdi sunacağımız eserde de laboratuvarda oluşturulan süper bir grip virüsü dünyayı tam anlamıyla kasıp kavuruyor.  Mahşer’i diğer video yaptığımız kitaplardan ayıran bir özellik Pandemi dönemi sonrası ve kurulan toplumla ilgili yazdıkları ile Stephen King’in dinler, insanın özü, sosyoloji gibi konulara girmesi. Bu açıdan Nuh Tufanından sonra yeniden kurulan dünya gibi dünyayı yeniden kurması. St