Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Balat Kültür Evi -Vodina kafe

Balat Kültür Evi ve Vodina Kafe Balat fotoğraflar turları sonrası tarihi duvarlarla çevrelenmiş arka bahçesinde kahve içip soluklandığımız bir mekandır. Sonra sevgili Nurten'le buluşma noktamız oldu.  Sergilere, imza günlerine gittim bu mekanda. Benim için güzel bir yapı, aktivite merkeziydi. Semtle ilgisi, semte entegrasyonu gibi konulara da hiç kafa yormamıştım o zamanlar. Sevgili Tim Tecim'in İstanbul Balat'la başlar kitabının imza günü sonrası Fabeyder'den (Fener Balat Mirasını Koruma Derneğinden) Çiğdem Şahin'le tanıştım. Kendisinin İşbankası yayınlarında çıkan Neoliberal Kent Poletikaları Fener Balat a dlı bir kitabı da var. Bir binayı çok para harcayıp, restore edip, bir Nişantaşı kafesi gibi işletmek ve semte dışardan gelenlere hitap etmek doğrumu yanlış mı biraz konuştuk o gün. Vodina Caddesinde 18 yüzyıl sivil mimari örneği ikiz kagir köşk, neredeyse harabeye dönüşmüşken, 2010 yılında İl özel idaresi tarafından restore edilip Soroptimistle

Sulukule'de Zaman

Leyla terk edilmiş bu dar ve ıssız sokakta ne işi olduğunu düşündü. Yıkılan onca evin yerine yapılan çelik, cam ve ahşap karışımı, kaba, estetik yoksunu binalar arasında yürüyordu.  Sokakta hala inşaat kumları, demirler vardı. Daha yeni sahipleri oturamadan çürüyen bu pahalı evlere hüzünle karışık bir kızgınlıkla baktı. Sulukule’nin tüm neşesini, çalgıcıları, çingeneleri, çocukları, kedileri modernleşme çarklarında eritmiş, yok etmiş ve bunu yaparken de kendi yok oluşlarını da mı hazırlamışlardı acaba? Niçin Sulukule diye düşündü Leyla. “Çingenelerin binyıllık mahallesine neden yerleşmek istemişti bu insanlar, niçin bu çelik, cam ve ahşap konakları inşa etmek istemişlerdi?” Elindeki ıslanmış, buruşmuş kâğıdı okudu. ‘Eski Sulukule bitince sağa dön, yıkık çalgıcı kahvesinin köşesinden dön, iki sokak sonra bir yokuş var, yokuştan sonra sola dön, yüz metre sonra ahşap eski bir konak.’ Şemsiyesine rağmen sırılsıklam olmuştu, yeni keten pantolonuna ve sivri topuklu şık ayakkabılarına bak

Usta ve Margarita

Kitap kulübünde yaz başında bir arkadaş Usta ve Margarita'yı okuyalım diyor, Bulgakov'un bu romanını 1990'da bir tatilde, kumsalda okumuş, etkileyici bulmuştum, yıllar sonra hafizamı yokladığımda, usta, kedi, şeytan kavramları dışında kitaptan hiç bir şey hatırlamıyorum.  Uzun kitap rahat rahat yazın okuruz, ekim ayında da konuşalım diyoruz arkaşlarla. Kitap kütüphanemde, daha öncede okuduğum için rahatım, sonbahara havale edip Usta ve Margarita'yı, neredeyse tüm yazı Bilge Karasu ile geçiriyorum.  Eylül başı kütüphaneme bir bakınıyorum, Can yayınlarındandı aldığım kitap çok iyi hatırlıyorum. Ama ilk aramalarda sadece yazarın Molier Efendi kitabı çıkıyor kütüphanemden. Çok ta sağlıklı bir kütüphanem yok. Salonda, holde, oğlumun odasında çeşitli kitaplıklarda kitaplarım. Ama Can yayınevine özel yer ayırdığımdan, arkalı önlü tüm rafları tarıyorum yok. Salondaki kitaplıktadır değip geçiştiriyorum konuyu. Bir kaç gün sonra salondaki kitaplıkta da olmadığını görünc

yaz dönemi ödev - yaratıcı yazarlık egzersizlerinden

Yaratıcı Yazarlık Egzersizleri: Kazlıçeşme istasyonunda, elinde mavi, siyah cübbe ve kepi olan siyah slimfit pantalon, kolsuz siyah bir buluz ve topuklu siyah ayakkabılar giymiş ince, uzun esmer kızı gördüm önce. Sade kıyafetine tezat çok koyu tonlarda, çarpıcı bir makyaj yapmıştı. Diploma töreninden mi geliyor, yoksa giriyor mu? hangi üniversite mavi siyah cübbe acaba?  Bizim zamanımızda düz siyah cübbe giyilirdi. Kızın yanında siyah şık, üç parça takım elbise giymiş, esmer, sakallı, iri yarı 25 yaşlarında bir genç, onların yanındaki sarışın, beyaz gömlek, siyah pantalonlu gencin saç kesimi dikkatimi çekiyor, ensesi asker traşı, on taraf uzun ve yukarıdan bir at kuyruğu yapılmış. Çok modern, şık ve keyifli görünüyorlar. Varlıklı da bir havaları var. Özel bir üniversitenin mezuniyet töreni mi acaba ? Orta yaşlı, siyah pantalon takım giymiş mavi türbanlı bir kadın telefon konuşmasını bitirip kızın yanına geliyor. Marmaraytreni de yavaş yavaş perona giriyor. Karşıdan  gelen yolcular