Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ağustos, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bahçe duvarını takip ederken

Ön koltukta oturan açık kahve renkli el dokuması keten şalvar ve aynı ketenden takke  takmış sakallı genci süzüyor arkadaşlar memnuniyetsiz. "Nereden çıktı bu tipler," diyor doğma büyüme İstanbul'lu emekli müfettiş Betül.  Genç adama bir daha bakıyorum. Beyaz gömleği özenle ütülenmiş, sakalı kısa, bakımlı. Elinde kehribar bir tesbih, parmaklarında yüzükler. Başka bir zaman diliminde şık bile sayılabilir. "Hep vardılar," diyorum. Siyah peşmurde şalvarlı, siyah yelek, beyaz gömlekli ve siyah takkeli, çekik gözlü, sakallı adamlar  biraz çekingen ama kararlı merdivenlerden yukarı çıkıyordu, ziyaretimize gelecek Bakana dertlerini anlatmak istiyorlardı. Şaşkındım, işe başlayalı bir ay bile olmamıştı ve Afganların karanlık, çıkmaz sokaklarda, rutubetli eski apartmanlarda oturup ailece artık, parça derilerden montlar diktiklerini bilmiyordum. Çok emek isteyen meşakatli bir işti. Diktikleri montların ve çantaların üç kuruşa pazarda satıldığını öğrendim sonraları

Kars, Erzurum, Erzincan... Turun son bölümü

Tiflis'te kahve içerken rehberle konuştum, konuşmasına da değişen bir şey olmadı, mantalite farkı olunca... Yine yola çıktık, uzun bir otobüs yolculuğu, yolda orta cağ kaleleri olan Borjomi bölgesinden geçiyoruz, sadece otobüsle yanından geçmesek keşke,  parkı, evleri, kaleleri, prometeus heykelini ... görebilsek. Ahıska Türklerinin yaşadığı şehri de uzaktan otobüsten gördük. İkisi de tur programından çıkarılmalı bence, gösterilmiyor çünkü. Duty free ve sonrası Türkgözü gümrük kapısındayız. Bence Batum'a daha rahat girdik, rehber orada uyarı yapacağına, uyarıları buraya saklamalıydı. Xray cihazı bozuk, bavul açıyoruz, baya da arıyor görevliler. Sonra saat 10'da Kars'taki otele varıyoruz.  Yorgunum, açım ve oteli gördüğümde de büyük bir hayal kırıklığı yaşadım, betondan, alalade görünen bir bina... Kars'ta   özgün mimarisi olan bir otelde kalmayı düşlerdim. Personel çok nazik, yöresel yemekler yapmışlar, odalar temiz. Sabah kahvaltı sonrası oturduğum bahçesi de

Karadeniz 2. Bölüm Artvin, Batum, Tiflis

Artvin'e geldiğimizde ekstra tura gitmek istemiyorum, şehri gezeceğim.  En çok merak ettiğim bina yani kitap şeklindeki kütüphane Artvin Üniversite kampüsünde, onu otobüsten görüyorum, gidip ziyaret etmek isterdim ama bir benzin istasyonunda ekstraya gitmeyen biz asiler bırakılıyoruz, oradan aşağıya üniversiteye nasıl gidilir bilmiyorum. Arkadaşlarla yürüye yürüye yukarıya çıkıyoruz, yol çok güzel, parklar, oturma yerleri, şık bir kafede oturup kahve içiyor, sokaklarını geziyoruz Artvin'in. Huzurlu, küçük ve güzel bir şehir bence. Buluşma saati arabaya bindiğimizde Atatürk heykeline de gittiğini öğreniyorum tur arkadaşlarlarımın halbuki hep beraber gideceğiz sanmıştım heykele.. E, ekstreye gelmessen böyle ... Tur mantığı. Akşam Hopa'da oteldeyiz. Denize sıfır, manzaralı bir otel, yemek yine kötü,  tek asansörü var, eşyalarımızı çıkarmak ve yerleşmek te çok güçlük yaşıyoruz.  Odada batmakta olan güneş manzarası karşılıyor bizi. Deniz, güneş derken asansör zorl