Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Beynime ve kalbime kazılı filmler

Balat'la ilgili bir kitap projesinin facebook sayfası olarak başlayan Anlat Balat grubunda Bilge Güven Kızılay'ın kaleminden çıkmış bir "unutamadığım beni derinden etkileyen" film yazısıyla karşılaşıyorum bu sabah. Güzel kaleme alınmış bir yazı. Zaten Hayat Ağacından takip ettiğim ve Face'te grupta yazdıklarını toparlayıp, sonradan kitap çıkardığı için taktir ettiğim bir yazar, Bilge Güven Kızılay. "Yazarları bırak seni etkileyen filmi yaz," diyor Erhan bey. Bir sinema tutkunu olarak tek bir film seçmenin zor olduğunu düşünüyorum. Bir festival filmini yazsam ya da  andrei tarkovsky 'nin tüm filmleri desem ama beklenen cevap bu değil  biliyorum. Her ne kadar Solaris ya da Andrei Rublev, Ayna falan üzerine yazmak istesem de festival seyircisi gözlüklerimle bir bakış istenmediğinin farkındayım. Elisabeth Taylor'un bir filmi geldi aklıma, Rapsody ilk seyredişimde ortaokuldaydım sanırım, TRT pazar günleri siyah beyaz yabancı filmler yayınlar

Kadırga arka sokaklarında

Bindiğimiz taksi söforünün çok iyi yol bildiğini idda edip bizi Kumkapı yerine Unkapanı'na götürmeye çalışmasıyla karmaşık bir şekilde başladı günümüz, "Abla siz Kumkapanı'na gidiyorum demiştiniz" diye de kendini savununca şöför, yolda inip, Eminönü trafiğine de karışarak 1.5 saate vardık, kumkapı'nın arka sokaklarındaki Tom Squire Butik Otele. Eski bir taş ev olan bu otelde muhteşem bir kahvaltının ardından "hemen dönmeyelim, ara sokaklarda gezelim biraz" diye düşünürken Küçük Ayasofya'ya gitmeye karar veriyoruz.   Çok sevdiğim bir yapı, genelde sahilden Çatladıkapı'dan geçerim ben Küçük Ayasofya'ya,  Bu kez Kumkapı sokaklarında yürüyüp, Kadırga'ya varıyoruz. "Tarihi kilise, Küçük Ayasofya'yı arıyoruz," diyorum bir Kadırga sakini başörtülü hanıma, "Kiliseyi bilmem, Küçük Ayasofya Camii var yakında," diyor. Rumlardan kalma taş ve ahşap evlerin çokça olduğu sokaklardan geçiyoruz, evlerin bahçelerinde gül ağ