Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bir Gün Tek Başına Vedat Türkali -Kenan Karakterinin Psikolojik Analizi

BİR GÜN TEKBAŞINA Kenan Kahramanının Psikolojik analizi  Kenan 40 yaşlarında yeşil gözlü, yakışıklı, Felsefe mezunu , eski kominist, anadoluda öğretmenlik yapmış şimdi (1959 yılı) Şişli’de oturuyor, kitapçılık yapıyor, evli ve bir kızı var. Kitap evine giderken başlıyor, Kenan yorgun.. Merdivenleri çıkmak aslında içi istemiyor.  “ikinci katın merdivenine gelince durdu. Bir yorgunluk vardı üstünde. Bir işte yapmadım ben bugün, ….” Görünüşte sıcak, mutlu bir evlilik, karısı çok üstüne düşüyor. O misafir istemiyor, huysuz.. “Değişeceğiz,   yasa böyle işte… Ne siirler yazdık, ne söylevler çektik bir zamanlar..” Eşi Nermin’I üzüp içeri geçince … “Ne yapalım Nermin’ciğim, Sen de kırgın ol biraz. Ben nasıl kırgınım biliyor musun? Herşeye, herkese başta kendime.. Ne suçun var senin? Ben de iş yokmuş. İki tokatlıkmış demek bütün direncim, inancım”     bu cümle Kenan’ın o ana kadar ki psikolojisini iyi özetliyor… Aslında öğretmenken daha mutlu. İdealist bir

Balat'ta Hayat Var

Daracık arnavut kaldırımlı sokakta, cumbalı, 2-3 katlı taş evler arasında yürüyoruz, kafamızı kaldırdığımızda tüm görkemiyle kızıl bina yani Rum lisesi görünüyor. İlk fotoğraf çekmeye gelmiştik bu semte. Daha fotoğrafçılar ve Turistler tek tük görünüyordu, kafeler yoktu.  Sokakta oynayan çocukları, iplerdeki rengarenk çamaşırları, zamanın derin izlerini üzerinde taşıyan yıpranmış taş evleri, kapıları fotoğraflamıştık bol bol... Balat'a gittiğimde geçmişi hayal etmeye çalışırım, bu eski, yaşlı evi kim yapmıştı? Neler yaşadılar, mutlu muydular?  Cumbada oturup kahve içerken ne düşünürlerdi? Şalom gazetesinde  19. yüzyılda Ayakkabıcı, manifaturacı gibi esnafların yaşadığı Balat Alyentro ya da yahudilerin tabiriyle Kanfafana  mahallesinin akşamları kapısının kapandığını okuyorum,   Kasturiya semtinden de Rumlar otururmuş. İstopol semtinde ahşap evler varmış ve yangınlarda kül olmuşlar... Nerede bu semtler şimdi, hayali bile zor. Purim'de satılan Koladikos şekerlemeleri,

Istanbul'da Çılgın Birgün Avrasya Maratonu ve Kitap Fuarı Çakışınca - Kitap Fuarı 2016 -

Yenimahalle'den merdivenleri inip sahile ulaştığımızda bir tuhaflık var diye düşünüyoruz, çok sessiz. Sonra farkediyoruz.  Hiç araba yok.... Yol kenarında dizilmiş su standları gözüme çarpıyor.. Doğru ya, maraton vardı ya bu sabah... "Fuara gitmesek Yenikapıya kadar yürürdük.." diyor Ferhunde. Ne güzel olurdu. Arabasız sahil çok güzel zaten... Ama fuarda da Ağaç Bellek Standa konulacak.. Gitmek lazım.  Hem Dücane beyin seminerini dinlemek istiyoruz. Otoparka geldiğimizde birden günün en basit matematiğini yapamadığımızı fark ediyoruz. "Minibüs nasıl otoparka gelecek, yol kapalıysa..." Kaymakamlıktan kalkıyor fuar otobüsü abla diyor görevli. O gün kaç kere bu bilgiyi verdi acaba... Tamam bir gün önce TUYAP anons etmeliydi ama bizim de hiç aklımıza gelmedi..Üstelik trafik yok ne güzel diye Yenimahalleden tüm sahili yürüdük.. 10.00 servisi ya kaçarsa? Hızlı adımlarla kaymakamlığa gidiyoruz ve yaşasın servis orada... Bizim gibi otoparka giden ne

Bir Sevgi Soysal Biyografisi; Yasasaydı Aşık Olurdum.

Biz lisedeyken sabahları okula girerken kılık kıyafet kontrolü yapılır sonra da çantalarımız aranırdı. Sevgi Soysal kitabına el koymuştu öğretmenler bir gün. Getiren arkadaş disipline gitmişti.  Yıllar sonra "Yenişehirde Bir Öğlen Vakti" kitabını tekrardan okudum,  Mümtaz Soysal'in eşi, solcu yazar kimliklerini dışarıda bırakarak okudum hem de. Müthiş bir kurgu, harika insan tahlilleri, sürükleyici, yenilikçi bir dil çıktı karşıma. O sıralarda bir arkadaşım Sevgi Soysal biyografisi verdi. İlgimi çekecek diye verilen bu kitap bütün yaz rafta kaldı. Vakit bulamadım bir türlü. Dün artık okumam gerektigine karar verince, elime aldım ve bir çırpıda bitirdim. Çok rahat, aydınlık, sürükleyici bir üslübu var Erdal Doğan'ın. Kitap Erdal Doğan'ın biyografi hazırlamak için Sevgi Soysal'ın yakınlarıyla ilişki kurmaya çalışmasıyla başlıyor. Bir günlük gibi tiziz bir şekilde kimlerle nasıl görüştüğün yazmış Doğan.  Eski eşlerle görüşmesi çok zor olmuş. Bilg