Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Alice Munro Sevgili Hayat - Maverley'den Ayrılış

Alice Munro dünyasına ilk "Nefret, Arkadaşlık, Flört, Aşk, Evlilik hikaye kitabını okuyarak girmiştim.. Sevgili Hayat ise okuduğum ikinci kitabı. Uslubu beni sarsıyor Munro'nun n Tıpkı  Kanada'nın o karlı, soğuk manzara tasvirleri gibi romantik, güzel, sakin, soğuk ve içten içe sizi kemiren öyküler.  Ekim 2015'te yitirdiğimiz şair Sennur Sezer,  Alice Munro dünyası için;   “Sürekli büyüyen, dikenli tel gibi karmaşık, şaşırtıcı, rahatsız edici bir kelimeler yumağı” ifadesini kullanmış, Kanadalı yazarın kendisine verilen Nobel ödülünü almamasının ardında 2013 tarihinde Evrensel'e yazmış ve eklemiş ; "Alice Munro, bence, bir kız lisesi öğrencisi gibi bakar dünyaya. Biraz çekinik hatta taşralı tavrı, kendi bulunduğu yerin sürekli eleştirileceğini bilen liseli kız tavrıdır. Kızların dünyasında bile yeterince girgin, yeterince beğenilen, yeterince önemli sayılmamanın çekingenliği." Bu cümle tam da benim Alice Munro hakkında düşündüğüm

Eski Koltukta

ESKİ KOLTUKTA Güzel ne güzel yıpranmış incelmiş yüz gibi ak köşkler ayakucumda açıyorum kapılarını girip çıkıyorum ölü bir bahçıvanla dikiyorum sardunyayı saksıya, gülü saydam gemilerin uzaktan geçtiği yola. Tren duruyor arabalar duruyor yol duruyor yıkanmalar duruyor gözleri sabunlu büyümüyorlar ölümsüz çağlarını bir çocuk kiraz ağacında bir çocuk dutta başka nem var leyleklerin eski çıkartmalardan doğradığı iki başlı sessizlikten başka. Dirisin ölmekle, uzaktan uzağa konuşmalar, eski püskü konuşmalar duruyor gece kuşları gibi camda bir çil basması eski zamanda bir kız hiç bitmeyen gününde güzel ne güzel havuzlu bahçede eski koltukta.    Yazar : Oktay Rıfat Horozcu

Kuğulu Park, Çocukluğumun Güzel Parkı..

  Kuğulu park 1970'lerde, çocukluğumda şimdiki halinin 2-3 katı büyüklükteydi, Kennedy Caddesinde oturduğumuzdan annemle sık sık gelirdik. Yıllar sonra yeniden Kuğulu parka gittik çocukluk arkadaşım ile..  Kesmişler biçmişler, eskisi kadar bakımlı değil, kuğu havuzu pis falan ama yine de çok güzel.. 90 yıllık akkavaklar, siyah, beyaz kuğular, güvercinler... Geçmişte ne çok şey yaşanmış Kuğulu Park'ta, ilk kuruluşunda müthiş bir aşk trajedisinin final noktası olduğu varsayılıyor örneğin ; "31 Mayıs 1924’te Çankaya sırtlarında bir ölüm gerçekleşir. Ölümün silahla olduğu kesindir ancak intihar mı yoksa cinayet mi olduğu halen daha gizemini korumaktadır. Ölen kişi Mustafa Kemal’e aşık kadınlardan belki de en güzeli Fikriye Hanım’dır. Fikriye Hanım’ın ölümüne dair resmi tarihte intihar ettiği yazılsa da bir nevi ailesi sürgün hayatına gönderilmiş Fikriye Hanım’ın öz yeğeni Abbas Hayri Dinçer, halasının intihar etmediğini sırtından vurulduğunu

Bütün Burjuva kadınlar kitap mı yazmaya çalışıyor? Rüzgarda Salınan Nilüfer

Bu aralar çevremde ben dahil, çok kişi öykü, şiir, roman yazıyor. Kitap kulüpleri, kitap kafeler, yazar söyleşileri dünyamızda önemli bir yer kaplıyor. Yaratıcı yazarlık derslerine çuvalla para veriyoruz. Bir de kitap bastırmak hayaliyle yaşıyoruz. Başka olmazsa olmazlarımız da var, örneğin çocukları götürdüğümüz piyano dersleri, kızların bale dersleri.. Bugün arkadaşlarla gittiğim filmdeki boş vaktini nasıl dolduracağını bilmeyen, burjuva, sürekli proje üretip, hiç birini gerçekleştirmeyip, boşluk içinde yaşamını alışverişlerde, kafelerde geçiren orta yaşlı Handan karakteri, refah içinde yaşayan, az buçuk eğitimi olan ama hayatıyla ne yapacağını bilemeyen kadınları karikatürize ediyor. AVM'lerde, trendy kafelerde bu kadınları ne çok görüyoruz aslında. Umutsuz evkadınları diyeceğim ama evde işleri de bakıcılar yaptığından sorumlu oldukları bir evleri bile yok aslında.  Zamanını burjuva toplumun kabul ettiği etkinliklerle doldurmaya çalışan boş, umutsuz kadınlar, sıkıl