Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Haziran, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Selma'nın Ankara'sından yola çıkarak bulduğum Ankara

…Selma Hanım geçenlerde ev sahibi hanımlarla çarşıya gitmişti. Bir mendil bulamadan döndü. Ne Samanpazarı, ne Çıkrıkçılar yokuşu, ne Balıkpazarı, ne İstanbul caddesi, ne Karaoğlan çarşısı kaldı. Her taraf bir yangın ertesinin veya bir talan sonunun manzarasını gösteriyordu. Hangi dükkânda neye el atsalar, karmakarışık bir hırdavat yığınından başka bir şey bulmanın imkânı yoktu… (Karaosmanoğlu, Ankara 1972, s. 25) Mürekkep Yürekler kitap kulübü olarak Yakup Kadri'nin Ankara'sını okuyoruz.  Romanın başında bir kasaba irisi Ankara'ya gelen İstanbullu Semra'nın yaşadığı şaşkınlıklar anlatılıyor. Bankacı kocası Nazif ile Tacettin Mahallesinde eski Ankaralı Ömer Efendinin geleneksel evine yerleşen Selma'nın ve eşi Nazif'in karanlık Ankara'sı anlatılıyor.. … Nazif, kafası altüst, eve dönerdi. Ve o vakte kadar karanlık da basmış olurdu. Sokaklarda, tek bir fener yoktur. Bazı, o kadar zifiri karanlık olurdu ki Nazif, yürümek için yalnız ayaklarının değil e

Ankara bir Buzdan Şehir maketi mi?

Yeni Ankara, o eski Ankara'nın bir mütekamil şekli olmak lazım gelmez miydi? O milli ateşin hararetinden bu buzdan şehir maketi nasıl çıkmıştı? Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Ankara'sını okuduk. Yarın tartışacağız. Çok etkileyici bir anlatım ve eski Ankara - Yeni Ankara kavramları, Cumhuriyete Selma'nın aşkları ve dönemleri arasından bakış...