Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Gönlüm Gölyazı, Trilye'de kaldı

Erkenden uyandım, yolculuk öncesinin o tatlı heyecanı içinde gece sadece 4 saat uyumama rağmen kendimi dinç hissediyorum. Kimseyi uyandırmamaya gayret ederek, çayımı içip, giyiniyorum. Fotoğraf makinesi şarjı ve belleğini bir kere daha kontrol edip,  sırt çantasına gerekli her şeyi yerleştirip, çıkıyorum. Telaşlı biri olduğumdan, yine buluşma saatinden çok önce evden çıktım.  Bakırköy Kaymakamlığı önüne yürüyorum. Kimse yok daha saat 7:05, ama karşıda mezarlığın önünde bir grup hanım var. Onlar da geziye gidiyorlar herhalde diye düşünüp, bekliyorum. Çeyrek geçe mezarlık tarafındaki grup kalabalıklaşınca karşıya geçip soruyorum. Evet, Gölyazı, Trilye grubu diyorlar. Benden de telaşlı bu hanımlara kanım ısınıyor. O sırada Ferhunde çıkıp geliyor,  grup başkanı Nermin Hanımla tanışıyoruz. Otobüsü beklerken, Zerrin arıyor, Gülsevinç gelemiyor diyor.  Bu son dakika haberi üzüyor bizi.  Kitap kulübü kızları olarak "Beşi bir yerde" olamayacağız :(  İncirli'de Zerrin ve Saa

Yaşar Kemal -Tek Kanatlı Kuş Kitabı Kadın Karakterleri üzerine düşünceler..

,   Yaşar Kemal’in kadın karakterlerini hep sevmişimdir. Genelde Anadolu kadınını, Yörük kadının bulurum onlarda.  Sahici bir tiplemedir.  Yaşayan, kanlı canlı kadınlardır. Roman tiplemesi demek gelmez içinizden onlara. Bu romanda da Melek ve Zeliha beni çok etkiledi. Melek hanım posta müdürü REMZİ TAVDEMİR’İN KARISI  - Romanın ana karakterlerinden biri Anaç, becerikli, dost canlısı görünüyor, özellikle kocasına ve çocuklarına düşkün, titiz orta yaşlı bir karakter. Cinsel çekiciliğini kaybetmiş, teyze konumunda, pasif gibi görünen son derece aktif bir kadın. Olay örgüsünün tam ortasında yer alıyor.  Ben onda Türkiye’deki değişimleri gördüm.  Sürekli örgü örmesiyle de Fransız ihtilalinde asillerin giyotinle kafaları kesilirken onları seyreden, örgü ören halk kadınları ile Melek arasında bir bağ kurdum. Adının da özellikle çelişkilerin vurgulamak için verildiğini düşünüyorum. Melek eline olanak geçse, duygularını tam ifade edebilse, güç, iktidar eline geçse Şeytan olabilir mi

Kitap Kulübünde Ahmet Ümit

Polisiye Roman okumayı her zaman sevmişimdir. İlkokuldayken annem bana  Enid Blyton kitapları alırdı. Yaşıtım dedektiflerden oluşan Gizli Yediler'le beraber maceralara atılır, gizemler çözerdik. Orta okulda Agatha Christie okumaya başladım.  Sonra George Simenon, Mary Higins Clark, Tess Gritsen, Jean Cristophe Grange'da sevdiğim yazarlar listesine eklendi. Ama Agatha Christie'nin gönlümde başka bir yeri var.  Yazarın Pera Palas'ta hala çözülememiş bir gizemin kahramanı olması da çok ilgimi çeker. Ahmet Ümit kitaplarıyla da bu vesile ile tanıştım. "Agatha'nın Anahtarı" kitabı Pera Palas ve Agatha Christie hakkında yazılmış en iyi kurgu kitap bence.  Sonra Komiser Nevzat kitaplarını okumaya başladım, Istanbul Hatırası en sevdiğim. Ahmet Ümit'in tarihi arka planında gerçekleşen olaylar örgüsü, günümüz dünyasında işlenen bir cinayet nedeniyle geçmişe, tarihe dönüş kurgusunu amatör bir tarih meraklısı/ polisiye okuru olarak bir çırpıda okuyorum.  D