Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ağustos, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Cleopatra ve Antonius'un plajında denize girmek

Bu yaz için tatil planları yaparken birden aklıma Side geldi. Yıllar önce anneam ve kardeşimle 15 gün kaldığımız ve beni büyülemiş olan antik Pamfilya kenti. Titreyen gölde bir otelden yer ayırttım..  Side ... tekrar göreceğim için mutluydum ama çok bozulduğunu, yapılaştıgını duymuştum.  Antik kentlerin acemice restorasyon çalışmaları,  tatilciler, pansiyonlar, plastik sandalyeler, hediyelik eşya dükkanlarıyla istila edilmesi karşısında dehşete düşüyorum. Ben o kalıntıların mümkün olduğunca sakin ve sessiz ve biraz da metruk halini seviyorum. Antik kentlerde özellikle tiyatrolarda oturup, yüzyıllar öncesini hayal etmeye çalışırım. Togalarını giymiş güçlü savaşçı erkekler, uzun tunikleri ile süslü, mağrur kadınlar, ürkek köleler , uzak diyarlardan gelmiş gezginler, Tüccarlar, Kahinler, din adamları, Apollo Tapınagı Rahibeleri , Tanrı Dionysos’un Rahipleri hep beraber bir Grek Tregedyasını seyrediyorlar, soluklarını tutmuş. . Sahnede maskeleri ile koro, belki Antigone'yi  

Gülüşün ve Unutuşunun Kitabı - Milan Kundela

Milan Kundela adı çoğumuzda  "Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği" kitabını çağrıştırıyor. Ben kitaptan -ki 80'lerde okumuştum- daha çok filmi hatırlıyorum. 2000'lerde Sanat Tarihi kursu hocam Yalçın Sadak'ın tavsiyesi ile Yavaşlık romanını okudum.  Modern dünyanın temposunu sorguluyordu yazar bu kısa romanda.  Bir şatoyu şimdiki zamanda ziyaret eden bilim adamı, 18 yüzyılda şatayo gelen bir kişi, yaşadıkları, dünya, aşk ile ilgili düşünceler belleğimde kalmış. Milan Kundera ”yavaşlık hep aldatır,hızlılık ise unutturur” diyor.  Temmuz ayı kitabımız  Milan Kundela'dan olunca sevindim. Hakkında az bilgim olan, az okuduğum bir yazar.  " Gülüşün ve Unutuşunun Kitabını " alıp, Bakırköy Sahilde kafede okumaya başladım. Önümdeki deniz manzarası, ve çevremdeki sesler silindi. Bir kaç dakikada kitabın içine balıklama dalmıştım.  Yedi öyküden oluşan bir kitap. Birbirinden bağımsız gibi görünselerde sonunda aslında hepsinin gizli iplerle birbirine

Manzara Kapayan Vapurlar

Geçen pazar Haydarpaşa'da kafede oturuyoruz. Sayfalar Arası İstanbul'un etkinliği ve birazdan Ruhi Mücerret'i konuşacağız. Ve Haydarpaşayı ve Kola Treni, Pepsi gemisine çarpınca olanları. Manzaramız harika. Güzel bir gün. Güzel bir etkinlik. Keyifliyim. Derken manzaramız kapanıyor. Bu vapur önümüzden geçerken böyle hantal, çirkin bir şey olamaz diye geçiriyorum içimden.  Tüm manzarayı karartıyor. Yeni vapurlar için anket yapmamışlar mıydı? Biz bu ucubeyi seçmedik. Evvelsi gün Eminönü'den otobüse bindim. Vapur iskelesi önünde otobüsümüz kırmızı ışıktı durunca, vapurlara baktım. Hepsi o yeni vapurlardan. Sadece üç tane var diye okumuştum. Eğer öyleyse üçü birden Eminönü'de ve içim kararıyor. Bu yenilerin tepelerinde kocaman, plastik sarı bir lale varmış, ben daha önce fark etmemiştim.  Kocaman plastik lale... Şaka olmalı derken arkamda arkadaşları ile konuşan genç çocuk vapuru ilk kez gördü ki, "O ha o ne biçim gemi öyle?" diye bir çığlık

Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu -Calvino

Calvino Bir okuyucu ve yazı yazmaya çalışan biri olarak karşılaştığım en farklı kitaplardandı.   Beni tetikleyen,heyecanlandıran, düşündüren tekniği, kurgusu, içeriğiyle farklı bir yapıt.   Bildik, tanıdık roman yazma öğeleri içermeyen, eski usul anlatım biçimlerinde değerlendirilmeyecek bir kitaptı. Bir yazar aday adayı olarak çeşitli yazı seminerlerine katılıyorum. Yaratıcı Yazarlık kurslarına gidiyorum.  Genelde bana bu kurslarda 3. kişi olsun anlatıcın diyorlar.  Neden?  O zaman akıcı olur, okur beğenir diyorlar.  Bu kuramın destekleyicileri aslında şöyle düşünüyor : " Antik eleştiri kuramları bize hikâyelerin baş karakterleriyle özdeşleşmemizin, bu şekilde arınmaya ulaşmamızın, hem sanatın ödevi, hem de toplum sağlığı için çok faydalı olduğunu söyler. Başkarakter bir üçüncü tekil kişidir çoğunlukla; onu okuyan biz arkasındayızdır ama olayları başkarakterle birlikte yaşadığımız için, onun içindeyizdir de. Böylece, eğer heyecanlı okurlarsak, Don Kişot’un maceralar