Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Temmuz, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kayıp Dillerin Fısıldadıkları

Duvarlarda taş tablet fotoğrafları, alt sarnıç müze de Uraltu Takılarının sergi mekanında klima var  ama bu salon öylesine sıcak ve boğucu ki...  Luvice, Karca, Likçe, Frigce, Sidece   yaşamış, ölmüş diller... Fısıltıları bile artık belli belirsiz. Yazıcıları hayal etmeye çalışıyorum, o kil tabletlerin yazıldığı ortamları. İnsanları, pazar yerlerini, evleri ve soyluları...  Fısıltıları bile artık belli belirsiz. Sıcak iyice etkisini gösteriyor. Yanıyorum.  Fısıltılar bile belli belirsiz... 

Başka bir İstanbul - Kirazlı Metrosu-

Bağcılar, Bahçelievler, Yeşiltepe, Mahmutbey  hiç fark etmiyor yan yana dizilmiş apartmanlar, plansız, programsız yapılmış beton kafesler. 1990'ların  BTB kaplı apartmanlarının yanında,  Fransız Balkonlu, yarı cam, yarı çelik 3-4 bina, bir de duvarla çevirip Sadrazam Konakları, Valide Villaları gibi adlar vermişler. Sadece yapı malzemesi değişmiş, hepsi beton, hepsi apartman, birbirinin ardı sıra. Apartman altlarında Beyaz Eşya, konfeksiyon, emlakçı dükkanları.  Duble yollar, gösterişli, çirkin bir belediye binası, yanında hantal dikdörtgen bir spor kompleksi, havuz binası, AVM, Devlet Hastanesi, Özel hastane öyle neredeyse yan yana, ard  arda  sıralanmış. Taksi durağı ve bir de büfe. Güzel bir park, zevkli bir meydan, hoş bir heykel yok. Kırtasiyeci var, arzuhalci var ama kitapçı yok. Caminin avlusunda sadece çay ocağının yanında küçük bir kütüphane görüyorum. Mahallenin tek kütüphanesi.  6-7 yaşlarında çivit mavisi baş örtüsü türban ile sarık arası sıkı sıkıya sarı