Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bir Edgar Alan Poe Filmi

Şeytanın Kurbanları - History Extraordinare  Fellini, Louise Malle, Roger Wadim Edgar Allan Poe muhteşem bir karışım gibi gelmişti bize. Büyük beklentilerle Pera Müzesindeki film gösterimine gittim. Roger Vadim ilk öyküde o zamanlar eşi olan Jane Fonda'nın güzelliğini sergilemiş.  Deri giysiler de harika. Ama karanlık, ürkütücü ve gizemli olması gereken Edgar Alan Poe öyküsü neredeyse komik olmuş ... İkinci öyküde Alain Delon ve Brigitte Bardot oynuyor. Burada da Loise Malle - ki Les Ammants -the lovers'ı yönetmiştir- , simgeleri insanın gözüne gözüne sokuyor. Poe'nun hikaye anlatmakta ki ustalığı sanki kaybolmuş. Fellini'nin bölümünü daha çok beğendim. Özellikle ödül töreni bölümü güzeldi. Terence Stamp sarhoş İngiliz oyuncu rolünün üstesinden gelmiş. Ferrarisi ile ölüme giderken aklıma James Dean geldi... Film beklentimi dolduramadı ama akşam İstiklal'de yürümek, sokak çalgıcılarını dinlemek güzeldi çok güzel:)

Işın Güner Tuzcular - Cihangir

Git bu mevsimde, gurup vakti, Cihangir'den bak! "Yine mi lastik istiyorsunuz?"  Şişman tuhafiyeci zorlukla üst rafta ki yassı lastiklerde çıkardı, dudaklarını büzünce incecik bıyığı çok komik durmuştu, ama kızdırmamak için ciddiyetimizi koruduk.   Oğlanlar yine lastiğimizi kesmişlerdi ve biz merdiveni koşa, koşa çıkıp, Hofmann'dan lastik almaya gelmiştik. Ankara'da bizim mahallede lastikle oynanan bu oyuna "çin çan" derdik, burada Cihangir'de sadece "lastik" diyorlar. Anneannem kapıcının kızı ve arkadaşları ile dışarıda lastik oynamamı pek uygun bulmuyor.  Üst kattaki; benden büyük, sıkıcı kızla evde oynamamı istiyor ama ben sokağa çıkıyorum.  "Çok bozuldu bu sokaklar, çok, " diyorlar.  Anneannemler Kazancı yokuşunda aile apartmanında otururken manzara kapanıp, farklı insanlar gelince daha yukarıya Kumrulu sokağa taşınmışlar.  Dedem balkonda deniz ve Topkapı sarayına karşı rakı içtiği bu apartmanı çok s

Tam Ada Havası

Hava tam ada havası. Emektar vapur kalabalıktan ezilmiş, iskeleden çıkmaya çalışırken uçaklardaki gibi  İngilizce bir anons duyuyorum,  BBC İngilizcesiyle "lütfen sigara içmeyiniz" diyor teyp kaydı. Vapurun yan kısmında bir çift ellerinde sigaraları öpüşüyorlar. Martılar da yanı başlarında. Kaptan çiftin öpüşmesine mi sinirlendi, dünyayı takmaz hallerine mi bilmiyorum... Birden çıtırtılar, patırtılar duyuldu. Karadeniz şivesiyle kızgın kaptan mikrofondan bağırdı "Sigara İçmeyin dedik !"  Martı havalandı, çift ayrıldı ve sigaralar telaşla denize atıldı...